
Artan sıcaklıklarla birlikte vücudun sıvı dengesinin ciddi şekilde değiştiğini belirten Kaşlı, özellikle fark edilmeden yaşanan susuzluk riskine vurgu yaptı. Terleme ile birlikte yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi önemli minerallerin de kaybedildiğini ifade eden Kaşlı, günlük ortalama 2–2.5 litre sıvı tüketilmesini önerdi. Elektrolit dengesini desteklemek amacıyla tuz, soda ve limon karışımı içeceklerin de tercih edilebileceğini belirtti.
Beslenme alışkanlıklarının da yaz aylarına uygun şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Afranur hanım, “hafif ama dengeli” bir beslenme modelinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine ızgara, haşlama ve buğulama yöntemlerinin tercih edilmesini öneren Afranur hanım, sebze ve protein dengesinin korunmasının önemine dikkat çekti. Akdeniz tipi beslenmenin yaz ayları için en uygun modellerden biri olduğunu dile getirdi.
Yaz aylarında gıda güvenliğinin daha da önemli hale geldiğini vurgulayan Afranur, sıcak havalarda bakterilerin hızlı çoğalması nedeniyle gıda zehirlenmelerinin arttığını belirtti. Özellikle hayvansal gıdalarda soğuk zincirin korunması gerektiğini ifade eden Kaşlı, şişmiş paketli ürünlerden uzak durulması, et, tavuk, balık ve süt ürünlerinin uzun süre dışarıda bekletilmemesi gerektiğini söyledi. Evde hazırlanan yemeklerin ise oda sıcaklığına geldikten sonra mutlaka buzdolabında saklanması gerektiğini sözlerine ekledi.