Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

Ne Haber Fethiye | Fethiye'nin Haber Sitesi - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fethiye Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısını Yaptı Haber

Fethiye Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısını Yaptı

Toplantının açılışında, 1 Temmuz 2026 tarihinde yapılan temmuz ayı meclis toplantısına ilişkin karar özeti okunarak üyelerin onayına sunuldu. Söz konusu madde meclisten geçti. Komisyonlarda değişiklik yapıldı Gündemin ikinci sırasında, Belediye Meclis Üyesi Gülümser Oymak’ın CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçmesinin ardından komisyonlarda oluşan üyelik değişiklikleri görüşüldü. Oymak’ın daha önce görev aldığı komisyonlardaki üyeliklerinin yerine yapılacak seçim sonucunda yeni isimler belirlendi. 675 bin avroluk CARBON FARM projesi Toplantının öne çıkan başlıklarından biri ise Fethiye Belediyesi tarafından Avrupa Birliği Zero Waste Grant Programme kapsamında hazırlanan CARBON FARM Projesi oldu. Toplam 675 bin avroluk bütçeye sahip projenin 600 bin avroluk bölümünün Avrupa Birliği hibesiyle, kalan 75 bin avroluk kısmının ise Fethiye Belediyesi tarafından sağlanacak eş finansmanla karşılanması planlanıyor. Proje kapsamında organik atıkların yeniden değerlendirilmesi ve elde edilen uygulamalarla toprağın iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor. İmar talepleri komisyonlara gönderildi Mecliste ilçenin farklı mahallelerinden gelen imar talepleri de gündeme geldi. Günlükbaşı Mahallesi’ndeki 305 No’lu İmar Uygulama Bölgesi’nin 5 yıllık imar programına dahil edilmesine yönelik talepler İmar Komisyonu’na gönderildi. İnlice Mahallesi’ndeki sokak isimleri ile kapı numaralarının güncellenmesine ilişkin başvurular da meclisin değerlendirmesine sunuldu. Parkın ismi belli oldu Babataşı Mahallesi’nde yer alan yeşil alana “TBB. Alb. Dr. Yusuf Ziya Kocagil Parkı” adının verilmesi önerisi de toplantıda karara bağlandı. İsimlendirme talebi meclis tarafından kabul edildi. Bunun yanı sıra Zabıta Müdürlüğü’nün hazırladığı, çeşitli pazarların düzenleme, denetim ve temizlik çalışmalarına ilişkin ücret kalemleri de görüşüldü. Söz konusu ücretlerin 2026 yılı gelir tarifesine eklenmesi kabul edildi. 11 madde karara bağlandı Eylül ayı toplantısında 11 gündem maddesinin tamamı meclisin gündeminden geçti. Maddelerden 1, 2, 3, 5, 10 ve 11’inci maddeler kabul edilirken; 4’üncü madde ilgili komisyona gönderildi. 6 ve 7’nci maddeler İmar Komisyonu’na, 8 ve 9’uncu maddeler ise Diğer İşler ve Yönetmelikler Komisyonu’na havale edildi. Fethiye Belediye Meclisi’nin eylül ayı toplantısında alınan kararlarla birlikte ilçenin imar, çevre, ulaşım ve belediye hizmetlerine ilişkin çeşitli başlıklarda yeni adımlar atılmış oldu.

Uluslararası Anatolian Drive Rallisi ile Anadolu Dostluk Rallisi Muğla'da Mola Verdi Haber

Uluslararası Anatolian Drive Rallisi ile Anadolu Dostluk Rallisi Muğla'da Mola Verdi

Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığının, Avrupa Birliği İletişim Stratejisi (ABİS) kapsamında desteklediği organizasyon, "Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi" düzenleyicilerinin girişimiyle hayata geçirildi. 2 Ağustos'ta İstanbul Sultanahmet Meydanı'ndan başlayan ralliye İtalya, Almanya, Belçika, Bulgaristan ve Türkiye'den 50 araç katılıyor. Dalyan'a gelen katılımcılar Ortaca Gölbaşı İlkokulu'nu ziyaret etti. Okul Müdürü Bayram Avcı, öğretmenler ve öğrenciler tarafından karşılanan ralliciler, çocuklara çeşitli hediyeler verdi, onlarla sohbet etti. Geceyi Dalyan'da geçiren ekip, ertesi gün öğrencilerin uğurlamasıyla Denizli'nin Pamukkale ilçesine hareket etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), TÜVTÜRK ve Klasik Mercedes Kulübünün destek verdiği organizasyonla Türkiye'nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerinin uluslararası alanda tanıtılması amaçlanıyor. İstanbul'dan başlayan ralli rotası Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Dalyan, Pamukkale, Olimpos, Niğde, Kapadokya ve Aksaray'ın ardından 12 Ağustos'ta Ankara'da sona erecek. - Sosyal sorumluluk faaliyetleri Organizasyonun kurucularından Burhan Uzun 16 yıldır İpek Yolu Rallisi'ni düzenlediklerini, Anadolu Dostluk Rallisi'nin ise bu yıl ilk kez gerçekleştirildiğini söyledi. Rallinin gelecek yıllarda da devam etmesini hedeflediklerini dile getiren Uzun, ziyaret ettikleri şehirlerde çocuk yuvaları, huzurevleri ve okullara uğrayarak sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunduklarını kaydetti. Organizasyon sorumlusu Nadir Serin, rallinin temel amacının, güzergah üzerindeki şehirlerde yaşayan vatandaşlarla katılımcıları buluşturmak olduğunu vurguladı. Serin, "Biz turist gibi gezmiyoruz, gittiğimiz yerlere misafir oluyoruz. Amacımız sadece yol yapmak değil, insanlarla gönül bağı kurmak ve Türkiye'nin misafirperverliğini göstermek." dedi. İtalya'dan katılan David De Matteo da Anadolu'nun farklı bölgelerini gezdiklerini ve gelecek yıllarda da organizasyona katılmak istediğini dile getirdi.

Avrupa'da En Pahalı Otomobil Türkiye'de: Metin Ergun'dan Vergi ve Ekonomi Politikalarına Eleştiri Haber

Avrupa'da En Pahalı Otomobil Türkiye'de: Metin Ergun'dan Vergi ve Ekonomi Politikalarına Eleştiri

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Eurostat'ın 2025 yılı Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) verilerine dikkat çekerek, Türkiye'nin Avrupa'da otomobil ve kişisel ulaşım araçlarının en pahalı olduğu ülke olduğunu söyledi. Ergun, mevcut vergi ve ekonomi politikalarının vatandaşın otomobile erişimini zorlaştırdığını belirterek kapsamlı reform çağrısında bulundu. Ergun'un paylaştığı verilere göre, Avrupa Birliği ortalamasının 100 kabul edildiği endekste Türkiye 156,2 puanla ilk sırada yer alırken, otomobil fiyatları AB ortalamasından yaklaşık yüzde 56 daha yüksek seviyede bulunuyor. Otomobil fiyatlarındaki yükselişin yalnızca yüksek vergilerden kaynaklanmadığını ifade eden Ergun, Türk lirasındaki değer kaybı, yüksek enflasyon, ÖTV, KDV ve döviz kuru baskısının da fiyatları artırdığını söyledi. Son yıllarda ücret artışlarının araç fiyatlarındaki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Ergun, orta gelirli vatandaş için sıfır otomobil sahibi olmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini dile getirdi. Yüksek araç fiyatlarının yalnızca bireysel ulaşımı etkilemediğini vurgulayan Ergun, nakliye, servis, ticaret ve üretim maliyetlerini de artırarak enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'de vatandaşların hem Avrupa'nın en pahalı otomobillerini satın almak zorunda kaldığını hem de yüksek finansman maliyetleri nedeniyle krediye erişimde güçlük yaşadığını belirten Ergun, otomobil sahibi olmanın temel bir ihtiyaç olmaktan çıkarılıp lüks haline getirildiğini savundu. Prof. Dr. Metin Ergun, çözüm önerileri kapsamında otomobilden alınan dolaylı vergilerin yeniden değerlendirilmesi, vergi sisteminin daha adil hale getirilmesi, enflasyon ve kur oynaklığını kalıcı olarak düşürecek ekonomik politikaların uygulanması ile vatandaşın alım gücünü artıracak ve üretimi destekleyecek reformların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Ergun, "Avrupa'nın en pahalı otomobilini kullanan değil, vatandaşına ulaşılabilir otomobil sunan bir Türkiye mümkündür. Sorun, yıllardır uygulanan yanlış ekonomi ve vergi politikalarındadır." değerlendirmesinde bulundu.

Muğla'da En İyi Zeytinyağı Üreticileri Ödüllendirildi Haber

Muğla'da En İyi Zeytinyağı Üreticileri Ödüllendirildi

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2019 yılında başlatılan yarışmaya, bu yıl Muğla ve ilçelerinden 161 üretici firma ve marka katıldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda öğrenciler folklor gösterisi sundu. Törende konuşan Muğla Valisi İdris Akbıyık, zeytin ve zeytinyağının Muğla’nın en önemli tarımsal ve gastronomik değerlerinden biri olduğunu söyledi. Muğla'nın zeytin üretimindeki gücüne dikkati çeken Akbıyık, ilde 2 milyon dönüm tarım arazisi bulunduğunu, bunun yaklaşık 1 milyon dönümünün zeytinlik alan olduğunu belirtti. Akbıyık, bu alanlarda 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı olduğunu ve son 10 yılda hem zeytinlik alan miktarının hem de zeytin ağacı sayısının arttığını dile getirdi. Kentte, zeytin ve zeytinyağı kültürünün, köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Akbıyık, tadıyla, aromasıyla ve kalitesiyle zeytinyağlarının ulusal ve uluslararası alanda başarı öyküleri yazdığını ifade etti. Akbıyık, üreticilerin, Tarım ve Orman Bakanlığının destek ve hibelerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine de değinerek, "Zeytinyağı üretimi bilgi, emek ve teknoloji gerektiren bir süreçtir. Üreticilerimizin bu alandaki gayreti, Muğla’mızın adını dünyaya duyurmaktadır." dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar da TÜİK verilerine göre ilde 156 bin 238 ton yağlık zeytin üretildiğini, bunun yaklaşık 30 bin ton zeytinyağı potansiyeline karşılık geldiğini söyledi. Baydar, 2019'da bakanlık destekleriyle hayata geçirilen "Zeytinin Zeytinyağına Kayıpsız ve Kaliteli Yolculuğu" projesi kapsamında üreticilere, işletmelere ve öğrencilere yönelik eğitimler düzenlendiğini dile getirdi. Eğitimler ve anket çalışmaları sayesinde üretim sürecindeki kayıpların azaltılması ve kalite standartlarının yükseltilmesi adına önemli kazanımlar elde edildiğini vurgulayan Baydar, projenin en önemli çıktılarından biri olan Zeytinyağı Kalite Yarışması'nın sektör için güçlü bir motivasyon kaynağına dönüştüğünü, ilk yılında 86 başvuruyla başlayan yarışmanın, 2025-2026 sezonunda 161 başvuruya ulaştığını ifade etti. - 725 milyon lira bakanlık desteği Baydar, bakanlık tarafından Muğla'ya bu yıl toplam 725 milyon lira tarımsal destek sağlandığını, bunun 260 milyon lirasının bitkisel üretim destekleri olduğunu belirtti. İlde faaliyet gösteren 260 zeytinyağı üretim tesisinden 39'unun revizyonu için yaklaşık 29 milyon lira destek verildiğini anlatan Baydar, 760 üreticiye de zeytin silkme makinesi gibi ekipman desteği sağlandığını söyledi. - "Milas Zeytinyağı AB Coğrafi İşaretli ürün oldu" Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer ise "Milas Zeytinyağı"nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili almasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, zeytinin ana vatanı olan bu toprakların değerini korumaya devam edeceklerini ifade etti. Konuşmalarının ardından yarışmada dereceye giren üreticilere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi. Program sonunda yapılan çekilişle de üreticilere çeşitli ekipmanlar hediye edildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, İzmir'de Partisinin Yeni İl Başkanlığı Binasını Açtı Haber

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, İzmir'de Partisinin Yeni İl Başkanlığı Binasını Açtı

Özdağ, Konak ilçesindeki açılışta yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin." ifadelerine tepki gösterdi. Ursula von der Leyen'in Avrupa Birliği'ni ortak tavır almaya çağırdığını aktaran Özdağ, "2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa ülkeleri dünya gücü olmaktan çıktılar. Ancak 2. Dünya Savaşı sonrasında geçen on yıllar içinde Avrupa'nın stratejik aktörünün bu kadar küçülebileceğini hiç düşünmemiştim. Birisi yükselen devlet kapitalizmi ile 1 milyar 200 milyonluk nüfusuyla Çin. Öbürü nükleer silahlara sahip ve 1917'den bu yana Avrupa'ya karşı bir sistemsel ve sonra da jeopolitik duruşu temsil eden Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu. Öbürü ise NATO ülkesi, Avrupa Birliği tam üye adayı Türkiye. AB temsilcilerinin buna rağmen Türkiye'yi koydukları kategori, Rusya ve Çin'in yanında düşman ülke olmaktır." diye konuştu. Özdağ, önlerinde iki seçenek bulunduğunu ifade ederek, "Ursula Hanım ve onun gibi düşünenlere güvendikleri bir psikiyatristle görüşmelerini önerebiliriz. İkinci çözüm ise akıllarını başlarına alıp doğru dürüst siyasi ve jeopolitik değerlendirmeler yapabilmek için oturup masaya Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin nasıl sağlıklı bir zemine oturması gerektiğini konuşabiliriz. Zafer Partisi olarak biz Avrupa'yı düşman şeklinde görmüyoruz. Avrupa'yı yanlış bir ilişki kurulmaya çalışılan bir ortak olarak görüyoruz." dedi. Bugün çocuklara bayram olarak armağan edilen 23 Nisan'ın kutlandığını belirten Özdağ, 1935'ten bu yana nüfusun geneli içinde çocuğun en az olduğu dönemin yaşandığını söyledi. Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 çocuk çağrısına değinerek, "Doğrudur. Doğum oranı 2,1 olmazsa bir millet azalır. Bugün Türkiye'de doğum oranları 1,4'e düşmüştür ve Türk milleti azalmaktadır. Açık durum budur. Evet Sayın Erdoğan, '3 çocuk' diyor ama hiç düşünüyor mu? Asgari ücretle çalışan bir anne ve baba ikisi birlikte nasıl bakacaklar?" diye konuştu.

FTSO'da KOBİ’lere Detour Projesi Tanıtıldı Haber

FTSO'da KOBİ’lere Detour Projesi Tanıtıldı

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO) ev sahipliğinde yapılan toplantıda, Avrupa Birliği SMP-COSME Programı kapsamında finanse edilen “DETOUR – Development of Resilient Tourism Ecosystems Along Mediterranean Walking Routes / Akdeniz Rotaları Boyunca Dayanıklı Turizm Ekosistemlerinin Geliştirilmesi” Projesi kapsamında KOBİ’lere yönelik başlayacak eğitim ve destek süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. FTSO Likya Salonu’nda 26 Ocak 2026 tarihinde yapılan toplantıda Kültür Rotaları Derneği ile Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden oluşan proje ekibi tarafından KOBİ’lere yönelik eğitim içerikleri ve proje başvuru süreçleri hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı’nın da yer aldığı toplantıda proje koordinatörü Çağla Kosova Durdu ile İngiliz asıllı Türk vatandaşı Kate Clow tarafından sunum yapıldı. Toplantıda katılımcılara dijital haritacılık ve dijital trekking uygulamaları, Likya Yolu üzerinde yer alan işletmecilerin konumlarını nasıl işaretleyeceği ve fotoğraf eklenmesi gibi konularda da bilgiler verildi. İtalya, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’da eş zamanlı olarak yürütülen DETOUR Projesi ile Akdeniz bölgesindeki kırsal ve tarihi yürüyüş rotalarında sürdürülebilir ve dayanıklı turizm ekosistemlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Türkiye’den pilot bölge olarak seçilen Likya Yolu hattında faaliyet gösteren KOBİ’lerin dijital dönüşümünün desteklenmesi, finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması ve sürdürülebilir turizm modellerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Toplam bütçesi 2 milyon avro olan ve üç yıl sürecek proje kapsamında; Likya Yolu üzerinde faaliyet gösteren otel ve pansiyonlar, kamping ve bungalov işletmeleri, restoranlar, tekne turları düzenleyen firmalar ile acente ve rehberler projeye dahil edildi. Kasım 2024’ten bu yana devam eden çalışmalarda, işletmelerin mevcut yönetimsel ve çevresel durumlarının tespit edilmesine yönelik anketler yapıldı. Elde edilen veriler doğrultusunda KOBİ’lere özel eğitim programları oluşturularak alanında uzman eğitmenler belirlendi. Yapılan başvurular sonucunda Fethiye’den Antalya’ya kadar Likya Yolu üzerinde faaliyet gösteren toplam 34 işletme eğitim almaya hak kazandı. İşletmeler, Nisan 2026 sonuna kadar çevrimiçi ve yüz yüze gerçekleştirilecek eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine katılacak. Bu sürecin ardından KOBİ’ler, 25 bin avroya kadar hibe alabilecekleri projelerini hazırlamaya başlayacak. Altı ila dokuz ay arasında sürecek projelerin; dijital dönüşüm, sürdürülebilir turizm, turizm pazarlaması, atık yönetimi ve yenilenebilir enerji kaynakları gibi birçok farklı alanda uygulanabileceği belirtildi. Başkan Çıralı, “Likya Yolu alternatif turizmin en güçlü örneklerinden biri.” Toplantı sonunda projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çıralı, Likya Yolu’nun uluslararası bir yayın tarafından dünyanın en güzel yürüyüş rotası seçilmesinin yalnızca Fethiye ve Seydikemer için değil, Türkiye turizmi açısından da son derece kıymetli bir gelişme olduğunu söyledi. Likya Yolu’nun Fethiye’den başlayarak Seydikemer üzerinden Antalya’ya uzanan eşsiz bir kültür ve doğa koridoru olduğuna dikkat çeken Başkan Çıralı, “Bu rota; tarihi mirası, doğal zenginlikleri ve yerel yaşamla iç içe geçmiş yapısıyla alternatif turizmin en güçlü örneklerinden biridir.” dedi. Bu başarının, deniz–kum–güneş turizminin ötesinde, dört mevsime yayılan sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirdiğini vurgulayan Başkan Çıralı, “Likya Yolu, Fethiye ve Seydikemer başta olmak üzere geçtiği tüm yerleşimlerde konaklama, yeme-içme, rehberlik ve yerel hizmet sektörlerine doğrudan katkı sağlamaktadır. Bu tanınırlık, Türkiye’nin doğa ve kültür turizmi alanındaki potansiyelini uluslararası ölçekte daha görünür kılacaktır. Likya Yolu üzerinde faaliyet gösteren KOBİ’ler özel bir öneme sahip. Otelinden pansiyonuna, restoranından rehberine kadar Likya Yolu üzerindeki KOBİ’ler, sürdürülebilir turizmin sahadaki en önemli aktörleri arasında yer alıyor. DETOUR Projesi ile bu işletmelerin dijital dönüşümünün desteklenmesi, çevresel duyarlılıklarının artırılması ve finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması, bölge turizminin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Likya Yolu’nun korunması ve doğru şekilde yönetilmesiyle hem yerel kalkınma güçlenecek hem de Fethiye ve Seydikemer turizmi uzun vadede daha nitelikli bir yapıya kavuşacak. Bugüne kadar Likya Yolu'nun altyapısının geliştirilmesi ile ilgili de elimizden gelen tüm gayreti gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.