Gizem Özcan’dan Fon Krizi Çağrısı: “Paranın İzini Sürmeden Sorumluları Ortaya Çıkaramayız”
YENİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, TBMM Genel Kurulu’nda partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, fon krizi nedeniyle birikimlerini kaybeden vatandaşların yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti.
“Devletin denetlediği bir sistemde bu kadar büyük mağduriyet nasıl oluştu?”
Fon krizinin yalnızca finansal bir mesele olmadığını belirten Özcan, ev almak veya emeklilik döneminde ekonomik güvence sağlamak amacıyla birikim yapan vatandaşların haklarının ve kamu kurumlarının sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Vatandaşların paralarını lisanslı kuruluşlara ve denetlendiğine inandıkları yatırım fonlarına emanet ettiğini vurgulayan Özcan, devletin izin verdiği ve denetlediği bir sistemde bu ölçekte mağduriyetin nasıl yaşandığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Fon işlemleri ve para hareketleri araştırılsın
Özcan, araştırma önergesinde yer alan iddialara göre, piyasa derinliği sınırlı bazı hisselerin fonlar üzerinden yoğun ve koordineli işlemlerle yükseltildiği, daha sonra bu hisseleri bünyesinde bulunduran fonların daha geniş yatırımcı kitlelerine pazarlandığı öne sürüldü.
Söz konusu iddiaların aydınlatılması için işlem kayıtlarının, para hareketlerinin ve hesaplar arasındaki ilişkilerin incelenmesi gerektiğini belirten Özcan; fonların ilk finansman kaynaklarının, hisse alım satımlarının ve yatırımcıların elde ettikleri kazançlarla sistemden çıkış tarihlerinin araştırılmasını istedi.
Özcan, fon yöneticileri ile şirketlerin hâkim ortakları arasındaki ilişkilerin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Paranın izini sürmeden sorumluları ortaya çıkaramayız” mesajını verdi.
Denetim kurumlarına eleştiri
Fon krizinde denetim mekanizmalarının rolünün de araştırılması gerektiğini savunan Özcan, kamu kurumlarının olası risklerden ne zaman haberdar olduğunun ortaya çıkarılmasını istedi.
Denetim kurumlarının yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra ceza vermesinin yeterli olmadığını ifade eden Özcan, temel görevin vatandaşların zarar görmesini önlemek ve riskleri zamanında tespit etmek olduğunu vurguladı.
Özcan ayrıca kamu görevlileri ile özel finans kuruluşları arasındaki olası ilişkilerin incelenmesini talep etti. Şirketlerin yönetiminde veya danışmanlığında görev alan eski ya da mevcut üst düzey kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığının ve bu ilişkilerin denetim süreçlerini etkileyip etkilemediğinin araştırılması gerektiğini kaydetti.
Tasfiye sürecindeki belirsizliklere dikkat çekti
Konuşmasında mağdurları bekleyen tasfiye sürecine de değinen Özcan, fonların nasıl yönetileceği, varlıkların hangi yöntemlerle satılacağı ve tasfiyenin uzaması durumunda yatırımcıların birikimlerinin nasıl korunacağı konusunda açıklık sağlanması gerektiğini belirtti.
Özellikle piyasa derinliği sınırlı hisselerin aceleyle satılması durumunda oluşabilecek zararların kim tarafından karşılanacağının ve yatırımcıların ödemelerini hangi koşullarda alacağının netleştirilmesini istedi.
“Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır”
Gizem Özcan, fon krizinin tüm yönleriyle aydınlatılması için Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi. İşlem kayıtları, denetim raporları, ihbarlar ve şikâyetlerin incelenmesini isteyen Özcan, kamu kurumlarının süreç boyunca ne zaman hangi bilgilere ulaştığının da ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Adli soruşturmaların yanı sıra Meclis'in idari, kurumsal ve siyasi sorumlulukları da araştırması gerektiğini belirten Özcan, vatandaşların birikimlerinin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.