Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tbmm

Ne Haber Fethiye | Fethiye'nin Haber Sitesi - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gizem Özcan’dan Fon Krizi Çağrısı: “Paranın İzini Sürmeden Sorumluları Ortaya Çıkaramayız” Haber

Gizem Özcan’dan Fon Krizi Çağrısı: “Paranın İzini Sürmeden Sorumluları Ortaya Çıkaramayız”

YENİ Parti Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, TBMM Genel Kurulu’nda partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, fon krizi nedeniyle birikimlerini kaybeden vatandaşların yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti. “Devletin denetlediği bir sistemde bu kadar büyük mağduriyet nasıl oluştu?” Fon krizinin yalnızca finansal bir mesele olmadığını belirten Özcan, ev almak veya emeklilik döneminde ekonomik güvence sağlamak amacıyla birikim yapan vatandaşların haklarının ve kamu kurumlarının sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini söyledi. Vatandaşların paralarını lisanslı kuruluşlara ve denetlendiğine inandıkları yatırım fonlarına emanet ettiğini vurgulayan Özcan, devletin izin verdiği ve denetlediği bir sistemde bu ölçekte mağduriyetin nasıl yaşandığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Fon işlemleri ve para hareketleri araştırılsın Özcan, araştırma önergesinde yer alan iddialara göre, piyasa derinliği sınırlı bazı hisselerin fonlar üzerinden yoğun ve koordineli işlemlerle yükseltildiği, daha sonra bu hisseleri bünyesinde bulunduran fonların daha geniş yatırımcı kitlelerine pazarlandığı öne sürüldü. Söz konusu iddiaların aydınlatılması için işlem kayıtlarının, para hareketlerinin ve hesaplar arasındaki ilişkilerin incelenmesi gerektiğini belirten Özcan; fonların ilk finansman kaynaklarının, hisse alım satımlarının ve yatırımcıların elde ettikleri kazançlarla sistemden çıkış tarihlerinin araştırılmasını istedi. Özcan, fon yöneticileri ile şirketlerin hâkim ortakları arasındaki ilişkilerin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Paranın izini sürmeden sorumluları ortaya çıkaramayız” mesajını verdi. Denetim kurumlarına eleştiri Fon krizinde denetim mekanizmalarının rolünün de araştırılması gerektiğini savunan Özcan, kamu kurumlarının olası risklerden ne zaman haberdar olduğunun ortaya çıkarılmasını istedi. Denetim kurumlarının yalnızca kriz ortaya çıktıktan sonra ceza vermesinin yeterli olmadığını ifade eden Özcan, temel görevin vatandaşların zarar görmesini önlemek ve riskleri zamanında tespit etmek olduğunu vurguladı. Özcan ayrıca kamu görevlileri ile özel finans kuruluşları arasındaki olası ilişkilerin incelenmesini talep etti. Şirketlerin yönetiminde veya danışmanlığında görev alan eski ya da mevcut üst düzey kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığının ve bu ilişkilerin denetim süreçlerini etkileyip etkilemediğinin araştırılması gerektiğini kaydetti. Tasfiye sürecindeki belirsizliklere dikkat çekti Konuşmasında mağdurları bekleyen tasfiye sürecine de değinen Özcan, fonların nasıl yönetileceği, varlıkların hangi yöntemlerle satılacağı ve tasfiyenin uzaması durumunda yatırımcıların birikimlerinin nasıl korunacağı konusunda açıklık sağlanması gerektiğini belirtti. Özellikle piyasa derinliği sınırlı hisselerin aceleyle satılması durumunda oluşabilecek zararların kim tarafından karşılanacağının ve yatırımcıların ödemelerini hangi koşullarda alacağının netleştirilmesini istedi. “Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır” Gizem Özcan, fon krizinin tüm yönleriyle aydınlatılması için Meclis araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineledi. İşlem kayıtları, denetim raporları, ihbarlar ve şikâyetlerin incelenmesini isteyen Özcan, kamu kurumlarının süreç boyunca ne zaman hangi bilgilere ulaştığının da ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Adli soruşturmaların yanı sıra Meclis'in idari, kurumsal ve siyasi sorumlulukları da araştırması gerektiğini belirten Özcan, vatandaşların birikimlerinin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Milas’ta Taşımalı Eğitim Sorunu Meclis Gündeminde Haber

Milas’ta Taşımalı Eğitim Sorunu Meclis Gündeminde

Ergun, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verdiği yazılı soru önergesinde, 2024 yılında yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği sonrasında, bazı köylerde “kamu toplu taşıma hizmeti bulunduğu” gerekçesiyle taşımalı eğitim hizmetinin sonlandırıldığını belirtti. Ergun’un önergesinde, söz konusu mahallelerde mevcut toplu taşıma araçlarının sefer sayıları ve kapasitelerinin öğrencilerin okul giriş ve çıkış saatleriyle uyuşmadığı ifade edildi. Bazı araçların güzergâha daha uzak noktalardan dolu geldiği ve öğrencilerin bulunduğu mahallelerden yolcu alamadığı belirtildi. Bu durumun öğrencilerin okula geç kalmasına, okula gidememesine veya olumsuz hava koşullarında yürümek zorunda kalmasına neden olduğu, bunun da öğrenciler açısından yorgunluk, hastalık, devamsızlık ve güvenlik sorunlarına yol açtığı kaydedildi. Ergun ayrıca, taşımalı eğitim kapsamından çıkarılan öğrencilerin ücretsiz öğle yemeği imkanından da yararlanamadığına dikkat çekti. Mahallelerde yaşayan ailelerin önemli bölümünün düşük gelirli ve tarım-hayvancılıkla geçimini sağlayan aileler olduğunu belirten Ergun, ulaşım ve beslenme giderlerinin aileler açısından ek yük oluşturduğunu ifade etti. Milletvekili Ergun, Bakan Yusuf Tekin’e şu dört soruyu yöneltti: Kızılçayıkık, Bahçeburun, Epçe ve Çınarlı mahallelerinde toplu taşıma hatlarının öğrenci ihtiyacını ve kapasitesini karşılayıp karşılamadığına ilişkin saha analizi veya fizibilite çalışması yapıldı mı? Toplu taşımanın yetersizliği nedeniyle okula geç kalan, ulaşamayan veya güvenlik riski yaşayan öğrencilerin yeniden taşımalı eğitim kapsamına alınması için yönetmelik değişikliği yapılması planlanıyor mu? Taşımalı eğitimden çıkarılması nedeniyle ücretsiz öğle yemeği hakkını kaybeden düşük gelirli öğrenciler için herhangi bir beslenme desteği planlanıyor mu? Türkiye genelinde, “kamu toplu taşıma hizmeti bulunduğu” gerekçesiyle taşımalı eğitim kapsamından çıkarılan ancak ulaşım ve beslenme sorunu yaşayan kaç öğrenci bulunuyor ve bu öğrencilerin illere göre dağılımı nedir?

İYİ Partili Metin Ergun’dan MEB-AGS ve ÖABT Sonuç Krizi İçin Soru Önergesi Haber

İYİ Partili Metin Ergun’dan MEB-AGS ve ÖABT Sonuç Krizi İçin Soru Önergesi

ÖSYM tarafından 26 Ağustos 2026 tarihinde açıklanan MEB-AGS ve ÖABT sonuçları, kısa süre sonra erişime kapatıldı. Yaşanan gelişme yüz binlerce öğretmen adayında belirsizlik ve endişeye neden olurken, sonuç ekranlarında görülen puan ve sıralamalarla ilgili çeşitli iddialar da gündeme geldi. Sonuçların neden erişimden kaldırıldığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. Ergun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yaşanan süreci sert sözlerle eleştirerek, “ÖSYM’den yeni bir skandal daha!” ifadelerini kullandı. Ergun, paylaşımında ÖSYM’nin 2026 MEB-AGS ve ÖABT sonuçlarını hatalı açıkladığını ve ardından sonuçları erişimden kaldırdığını öne sürerek, yaşanan durumun yüz binlerce adayı panik ve endişeye sevk ettiğini belirtti. Bakan Tekin’e Kritik Sorular Ergun’un soru önergesinde, sonuçların neden erişime kapatıldığı ve yaşanan süreçte sorumluluğu bulunan kişilerin kim olduğu konusunda açıklama talep edildi. Önergede ayrıca MEB-AGS ve ÖABT sonuçlarının açıklanması sırasında herhangi bir teknik veya idari hata yapılıp yapılmadığı, sonuçların hangi gerekçeyle erişime kapatıldığı ve adayların puanları ile başarı sıralamalarında değişiklik olup olmayacağı soruldu. Ergun, yaşanan gelişme nedeniyle öğretmen adaylarının uğradığı mağduriyetin nasıl giderileceğinin ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için hangi önlemlerin alınacağının da açıklanmasını istedi. 2026 MEB-AGS ve ÖABT, 26 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilmiş, ÖSYM’nin sınav takviminde sonuçların 26 Ağustos 2026 tarihinde açıklanacağı duyurulmuştu. Sonuçların açıklanmasının ardından yaşanan erişim sorunu, öğretmen adaylarının geleceğini doğrudan ilgilendiren sınavlarda şeffaflık ve güven tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Prof. Dr. Metin Ergun, belirsizliğin bir an önce giderilmesi ve öğretmen adayları ile kamuoyunun süreç hakkında açık, şeffaf ve tatmin edici biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.